ben bir ülkeydim ve topraklarıma 13 gün ve bir gecedir kar yağıyordu,
sessizdi ortalık, gürültüsüz, bolca huzur doluydu.
insanlar hep aynı yere basıyordu, yollarda sadece tek bir ayak izi vardı,
çok kişinin geçtiği yerde, bir kişi vardı, geri kalan yerler bozulmamış şekilde kalmıştı.
ve doğaldır ki ütopik olmayan bu ülkede olası kötü şeylerin temsilcisi olarak, kara bir tane belirdi.
bu kara parçacık, uzak ülkelerde yanan odun, kömür ya da Allah bilir neyin dumanından oluşmuş bir parça idi.
bu parça rüzgarla, belki üflenerek belki denizler aşarak gelmişti, ve karların arasına karışmış düşüyordu,
ben bir ülke olarak haraket edemediğimden, yani etsem büyük depremlere sebebiyet vereceğimden, üzülerek bu kara tanenin üstüme düşmesini izledim.
ama malesef bu kara şey sadece katılaşmış bir is parçası değildi, lanet gibi bir tohumdu,
ve tohum bağrıma düştüğünden beri bir yabani ot gibi yayıldı büyüdü.
ben tüm gücümle çalıştım, misal temiz toprağımı üzerine örttüm onu da kirletti,
üstüne tertemiz karları feda edip çığlar indirdim, eritip su yaptı, daha da çoğaldı,
ben yoldukça o çoğaldı,
üstümü kapladı.
ben altında kaldım.
emr sag
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
fall
on and on the strain beauty from afar help is on its way i know you love to fall days of yester-autumn last time we were free from worries t...
-
kırıntılarla yaşadım ya, saysan 13 sene boyunca sen varken de yokken de ulaşılmaz durdukça tutundum tanıdık ne varsa, tatlısından çok acısıy...
-
parelel evrenlerin çöplüğü, olduğum olacağım ve olamadığım her şeyin yükü bin hissedip birinde bile olamamak, aynalar arkasından izleyen yaş...
-
ötelediğim nefret, derinlerden gelen yüksek basınç, gömdüğüm baltalarım, yasın bitti, nefrete anca başladım. emr sag
2 yorum:
Hikayemsilerini seviyorum ben epey. :D
Sağol sercan,
Yorum Gönder