uzun, bitmeyen öksürüklerin ardından gelen nefese;
öksüren alerjik hallerimin sonuna dair,
sürekli yuvarlanıp, bayır aşağı zıplayan taş isem;
en son zıplayıpda oturduğum boşluğa dair,
toz toprak yutmuş, çamur tüküren bir ağzımda;
ilk yudum suyun temizliğine dair,
on dil bilip, hepsinden bin kelime arayıp,
sana dair bir kelime bulamama dair.
yazsam, yazamama dair.
bir o sabit,
bir seni sevdiğim.
emr sag
Çarşamba, Mart 31
Pazartesi, Mart 29
yatmadan
uykunun eşiğinde nöbet bekler gibi,
doğurduktan sonra güneşi,
gündüze emanet ediyorum seni,
gecenin karanlığı geçtiğinden beri,
uyku teslim alırken beni,
yanlız uykudan kaçıyorum.
emr sag
doğurduktan sonra güneşi,
gündüze emanet ediyorum seni,
gecenin karanlığı geçtiğinden beri,
uyku teslim alırken beni,
yanlız uykudan kaçıyorum.
emr sag
Salı, Mart 23
what i need
just a smile,
a long hug,
maybe a shy kiss,
warmth in firgertips,
a tender grip in my hand,
the air that fulls my lungs,
gentle touch to cheek,
and seeing a smile,
all of these about you,
what i need,
is to be loved by you.
ps: words have never been this much inadequate, ever.
emr sag
a long hug,
maybe a shy kiss,
warmth in firgertips,
a tender grip in my hand,
the air that fulls my lungs,
gentle touch to cheek,
and seeing a smile,
all of these about you,
what i need,
is to be loved by you.
ps: words have never been this much inadequate, ever.
emr sag
Çarşamba, Mart 17
reign over me
I am standing at the edge; between trust and fear,
One step away from the idea, making you permanent,
"Is it too soon, do not rush" a voice tells in my mind,
but how can you measure the time,
while anyone can't measure the moments you just make me feel right.
and now i am one step away from you,
and this is where i got overwhelmed by the fear;
fear by some-hows and maybes, all about loosing you,
that's the proof that i need you, so;
take your time to get your demons to think, calm and learn.
and now i am one step away from,
and waiting for you to let you
to rule gently,
and reign over me.
ps: i lost my chain of thought here.
emr sag
One step away from the idea, making you permanent,
"Is it too soon, do not rush" a voice tells in my mind,
but how can you measure the time,
while anyone can't measure the moments you just make me feel right.
and now i am one step away from you,
and this is where i got overwhelmed by the fear;
fear by some-hows and maybes, all about loosing you,
that's the proof that i need you, so;
take your time to get your demons to think, calm and learn.
and now i am one step away from,
and waiting for you to let you
to rule gently,
and reign over me.
ps: i lost my chain of thought here.
emr sag
Pazartesi, Mart 15
bir fırt
bir seferlik hatıra,
kokundan bir eser kalmış,
tutundum, ciğerlerim yettikçe de,
emrsag gene eksik kalmış.
nefesim hatırama dönüştü,
aklım hala o anda,
özlemek; hemde sen gider gitmez,
bir sürü özlem, olmadığın her anda.
emr sag
kokundan bir eser kalmış,
tutundum, ciğerlerim yettikçe de,
emrsag gene eksik kalmış.
nefesim hatırama dönüştü,
aklım hala o anda,
özlemek; hemde sen gider gitmez,
bir sürü özlem, olmadığın her anda.
emr sag
Pazar, Mart 14
firar
i hear sirens - deception has a way with words
uykundasın,
şu anda yola çıksam, 35 dakika uzakta,
ben uykudaydım, seninle ilk tanıştığımda,
tek gerçeğin gördüğüm rüyalar olduğu,
sebepsiz düşlerin peşinden gittiğim zamanlardı,
o zamanlar ki;
rüzgar bana tane tane kum getirmiş, üstüme yığmış,
sonra üstüne yağmur yağmış,
içinde emrsag, üstü taşla kaplanmış,
kıpırdayamadan uyurken ben,
senden bir parça düşmüş içime,
kaya ne kadar sert olsa da üstüne tutunan ağaç gibi,
saran köklerin kırmış beni çevreleyen hapisi,
şimdi uykundasın,
şu anda yola çıksam, 35 dk uzakta,
bana dair ne varsa, yarısından fazlası, 35dk uzakta,
sen yokken burada çok şey firarda.
emr sag
uykundasın,
şu anda yola çıksam, 35 dakika uzakta,
ben uykudaydım, seninle ilk tanıştığımda,
tek gerçeğin gördüğüm rüyalar olduğu,
sebepsiz düşlerin peşinden gittiğim zamanlardı,
o zamanlar ki;
rüzgar bana tane tane kum getirmiş, üstüme yığmış,
sonra üstüne yağmur yağmış,
içinde emrsag, üstü taşla kaplanmış,
kıpırdayamadan uyurken ben,
senden bir parça düşmüş içime,
kaya ne kadar sert olsa da üstüne tutunan ağaç gibi,
saran köklerin kırmış beni çevreleyen hapisi,
şimdi uykundasın,
şu anda yola çıksam, 35 dk uzakta,
bana dair ne varsa, yarısından fazlası, 35dk uzakta,
sen yokken burada çok şey firarda.
emr sag
Pazartesi, Mart 8
well, i haven't changed, yet i'm different
i've been missing you all the time,
even during the times when i wasn't aware of exsistance,
while i always felt a little wrong, but i couldn't tell.
then, then it all turn around, but nothing changed,
i'm still here and i'm still myself,
but different in a way, i still couldn't tell.
love was the missing part, and you made me complete.
emr sag
even during the times when i wasn't aware of exsistance,
while i always felt a little wrong, but i couldn't tell.
then, then it all turn around, but nothing changed,
i'm still here and i'm still myself,
but different in a way, i still couldn't tell.
love was the missing part, and you made me complete.
emr sag
Çarşamba, Mart 3
yerin otobiyografisi : zemin etüdü.
ben bir ülkeydim ve topraklarıma 13 gün ve bir gecedir kar yağıyordu,
sessizdi ortalık, gürültüsüz, bolca huzur doluydu.
insanlar hep aynı yere basıyordu, yollarda sadece tek bir ayak izi vardı,
çok kişinin geçtiği yerde, bir kişi vardı, geri kalan yerler bozulmamış şekilde kalmıştı.
ve doğaldır ki ütopik olmayan bu ülkede olası kötü şeylerin temsilcisi olarak, kara bir tane belirdi.
bu kara parçacık, uzak ülkelerde yanan odun, kömür ya da Allah bilir neyin dumanından oluşmuş bir parça idi.
bu parça rüzgarla, belki üflenerek belki denizler aşarak gelmişti, ve karların arasına karışmış düşüyordu,
ben bir ülke olarak haraket edemediğimden, yani etsem büyük depremlere sebebiyet vereceğimden, üzülerek bu kara tanenin üstüme düşmesini izledim.
ama malesef bu kara şey sadece katılaşmış bir is parçası değildi, lanet gibi bir tohumdu,
ve tohum bağrıma düştüğünden beri bir yabani ot gibi yayıldı büyüdü.
ben tüm gücümle çalıştım, misal temiz toprağımı üzerine örttüm onu da kirletti,
üstüne tertemiz karları feda edip çığlar indirdim, eritip su yaptı, daha da çoğaldı,
ben yoldukça o çoğaldı,
üstümü kapladı.
ben altında kaldım.
emr sag
sessizdi ortalık, gürültüsüz, bolca huzur doluydu.
insanlar hep aynı yere basıyordu, yollarda sadece tek bir ayak izi vardı,
çok kişinin geçtiği yerde, bir kişi vardı, geri kalan yerler bozulmamış şekilde kalmıştı.
ve doğaldır ki ütopik olmayan bu ülkede olası kötü şeylerin temsilcisi olarak, kara bir tane belirdi.
bu kara parçacık, uzak ülkelerde yanan odun, kömür ya da Allah bilir neyin dumanından oluşmuş bir parça idi.
bu parça rüzgarla, belki üflenerek belki denizler aşarak gelmişti, ve karların arasına karışmış düşüyordu,
ben bir ülke olarak haraket edemediğimden, yani etsem büyük depremlere sebebiyet vereceğimden, üzülerek bu kara tanenin üstüme düşmesini izledim.
ama malesef bu kara şey sadece katılaşmış bir is parçası değildi, lanet gibi bir tohumdu,
ve tohum bağrıma düştüğünden beri bir yabani ot gibi yayıldı büyüdü.
ben tüm gücümle çalıştım, misal temiz toprağımı üzerine örttüm onu da kirletti,
üstüne tertemiz karları feda edip çığlar indirdim, eritip su yaptı, daha da çoğaldı,
ben yoldukça o çoğaldı,
üstümü kapladı.
ben altında kaldım.
emr sag
Salı, Mart 2
fena.
binlerce fikir geçer aklımda,
bin ses hayaller kurar,
ve çoğu kötüyü umar,
genelde dinlemem de,
sen olunca farklı oluyormuş,
bir kötü ihtimal ile herşey yıkılıyormuş,
o ihtimal seni kaybetmeye dairse;
artık kriz içinde, korkunun esiri emre.
emrsag
bin ses hayaller kurar,
ve çoğu kötüyü umar,
genelde dinlemem de,
sen olunca farklı oluyormuş,
bir kötü ihtimal ile herşey yıkılıyormuş,
o ihtimal seni kaybetmeye dairse;
artık kriz içinde, korkunun esiri emre.
emrsag
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
fall
on and on the strain beauty from afar help is on its way i know you love to fall days of yester-autumn last time we were free from worries t...
-
kırıntılarla yaşadım ya, saysan 13 sene boyunca sen varken de yokken de ulaşılmaz durdukça tutundum tanıdık ne varsa, tatlısından çok acısıy...
-
vakitin incelttiği özlemin kırdığı kum saatiyim ben kum aktı, ruhum ve kanım çekildi ellerimden üşüyorum umudun ve sıcaklığın geçti bu aşkın...
-
on and on the strain beauty from afar help is on its way i know you love to fall days of yester-autumn last time we were free from worries t...