Pazartesi, Nisan 30

:

gene yola düştüm,
bin arşın gittim öteye,
bir o kadar döndüm geriye
bütün yol boyu tuttum nefesimi,
senin esintinden saklanmış bir nefesi

gene aşka düştüm
ve gene güzel hissettim
büyüsünü sakladım kalemimde
bunları yazdım ve salıverdim birazını
ki belki görürsün ben seni nası sevdim

emr sag

halim

her an, her saniye bir tarafı huzur çimenlikleri, bir tarafı göz yaşı denizleri olan uçurumun kıyısında yaşıyorum,
çimenlere de yönelsem, sulara da çakılsam sonuç aynı, en sonunda cesedim çimenlerde uzanıyor ya çimenlerde yere yıkılacağım ya da deniz de boğulup sonuma dalgalar tarafından taşınacağım,
ama çook uzun zamandır ben sadece uçurumun kıyısındayım, hep sallantıdayım, bazen duruyor bazen yürüyorum;
ama ne düşüyorum ne de geri dönüp çimenlere adım atabiliyorum.
budur şu anki durumum.

emr sag

Perşembe, Nisan 19

nedir derdim?

gölgeden bir canavar ruhumun üstünde
bir ton çökmüş ciğerime nefeslerim aheste
aynalardaki görüntüm hep sislerin içinde
bir yansıma var ama aslım nerede?

özümün temelini kazmışlar
sallanırken ben avare
bir düzlük yok mu ki
çöksem yayılsam bi çare

emr sag

korkularım

yeni birleştirmişken parçalarımı
bir daha korkmamak için
bir daha sevince gene konuşabilmek için
bir cesaret vardım kapına ama
şimdi korkular eserken kafamda
elimde kurumamış yapıştırıcıların kokusu
sende istemeyeceksin beni

emr sag

Salı, Nisan 17

bir an:

ışık gibi hep akıyor, hep akıyorum
sürekli haraket halinde, hep kendimden söze taşıyor;
işte bu yüzden tam anlatamıyorum,
hiç bir an durup bakamıyorum içime
inceleyip görüp dokunup dökemiyorum sözlere,

nehir gibi akıyorum ben, düşüncelerim ve hislerim,
ruhunun bir çölden tekrar bedene topladığı ben;
artık katı et kemik değil tamamen kandan oluşuyorum,
düşüncelerin açtığı yatakta benim yönüm ise hep sana
ben hep sana doğru yüzüyorum.

emr sag

Salı, Nisan 10

nelerim var? (v.2)

dinlemek istersen anlatacak hikayelerim var benim,
okumak istersen, yazacak şiirlerim
beraber gideceksek gezecek çok yerim
kulaklığı paylaşacaksan dinleyecek çok şarkım
ve sen de olacaksan rahatça alınacak nefeslerim

emr sag

Perşembe, Nisan 5

aşk üstüne bir karalama (II)

bir kişinin tek başına taşıyamayacağı bir mutluluk, gönlünün sınırları ne kadarsa büyük olursa osun, hep senden taşacak kadar his taşımak, hep sana gerekenden daha fazla nefes almak.
sürekli düşünmekten ruh gibi dolaşmak , düşünürken de ruhunu onun ruhunun gölgesine eklemek.
yağmur yağmasa bile ıslanmış olmak, yağmur yağmadan toprak kokusunu duymak, ilk düşen damla ile toprağa karışıvermek
hakkıyla bir kelam yazamamak, bir anın bir duygunun, bir temasın en ufak parçasını bile binlerce sözcüğe sığdıramamak,
hissettikçe kazanmak, düşündükçe içine daha fazla dalmak, yazdıkça anlatamamak,
kendin içinde kaybolmak, kendini onda; onu ise kendin bildiğin yerlerde bulmak,
kelimeleri anlamsızca arka arkaya sıralamak,
düşünmek ve düşünmek,
her an görmeyi dilemek ve görmediğin her an özlemek,
bakamamak,
sevmek

bu sefer çok daha farklı, bu sefer çok daha büyülü ve bu sefer çok daha özel geldin.
aşk, hoşgeldin.

emr sag

Çarşamba, Nisan 4

hislerden bir kesit (I)

en kısa sözler ile yeniden yaşadığımı hissetmek,

uzunu ise,
tekrar kalp atışını
tekrar damarlarındaki kanın gezişini hissetmek,
köprüye yaklaşırken boğazın kokusunu duymak
o heyecanı ilk seferki gibi hissetmek,
paslanmış kaslarınla yeniden "içten" gülebilmek,
yeniden umursamak hayatı ve yaptıklarını
ve yeniden birinin yanında olmasını istemek,
yeniden doğmak en klasik sözlerle
ve yeniden yaşadığını hissetmek.

hoş geldin aşk, özlettin kendini.

emr sag

fall

on and on the strain beauty from afar help is on its way i know you love to fall days of yester-autumn last time we were free from worries t...