ah, boğazımda bir düğüm.
çözebilmiş değilim ve çözemediğim için kelimeler kusmayacağım.
hikayeler yazamayacağım.
sadece sıralayacağım peş peşe sızan bir iki tanesini .
kendimi anlatayım size,
bir göl düşünün, deniz gibi büyük ama hapis karalar içinde.
kıyısından bakınca sadece su görsenizde,
gördüğünüz sınırın ötesinde,
bir köle kendi içinde.
sonra bir kayalık düşünün, doğruca uzansın gölün içine,
belki 50 belki 150 metre, doğruca saplansın buz mavi derinliğe,
gemiler yüzsün gölde, kendi telaşları içerisinde yüzsünler,
ama çarpmasın diye gemiler, bir fener olsun kayaların ucunda
bu fenere bir bekçi yapın beni,
sonra kimse gelmesin yakınıma
tepemden bir ışık yansın sürekli,
her tarafa uzansın ve aydnılatsın,
biliniyor olsun varlığım, belki bahsim geçsin iki sohbette
ama ışığım sayesinde bilinsin ki kayadır yüzeyim,
ve geçmesinler yakınımdan,
emr sag
Cumartesi, Aralık 20
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
fall
on and on the strain beauty from afar help is on its way i know you love to fall days of yester-autumn last time we were free from worries t...
-
kırıntılarla yaşadım ya, saysan 13 sene boyunca sen varken de yokken de ulaşılmaz durdukça tutundum tanıdık ne varsa, tatlısından çok acısıy...
-
parelel evrenlerin çöplüğü, olduğum olacağım ve olamadığım her şeyin yükü bin hissedip birinde bile olamamak, aynalar arkasından izleyen yaş...
-
ötelediğim nefret, derinlerden gelen yüksek basınç, gömdüğüm baltalarım, yasın bitti, nefrete anca başladım. emr sag
1 yorum:
Geldik, bulamadık. Pardon; okuduk, söyleyecek bir şey bulamadık.
Yorum Gönder